İSMİNAR 2022 II. ULUSLARARASI İSLÂMÎ VE İNSÂNÎ ARAŞTIRMALAR SEMPOZYUMU
ISMINAR 2022

2. Uluslararası İslami ve İnsani Araştırmalar Sempozyumu Sonuç Bildirisi

Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektörlüğü ve Irak Sünni Vakfı Divan Başkanlığı himayelerinde, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi ve Irak İmâm-ı Azam Fakültesi işbirliğiyle 4-5 Ekim 2022 tarihlerinde çevrimiçi olarak gerçekleştirilen; “2. Uluslararası İslami ve İnsani Araştırmalar Sempozyumu” başarıyla tamamlanmıştır. Sempozyumumuzun her aşamasında destek ve katkısı bulunan tüm idarecilerimize, akademisyenlerimize ve düzenleme kurulu üyelerine teşekkür ediyoruz.

Dünyanın muhtelif eğitim ve ilim merkezlerinden Sempozyumda tebliğlerini sunan araştırmacı ve akademisyenler, başta temel İslam bilimleri olmak üzere sosyal bilimler alanına giren muhtelif konularda birbirinden değerli bilimsel sunumlar yapmışlardır. Sempozyumda;

Bir bütün olarak sunumlardan aşağıdaki sonuçlara varılmıştır:

1. Sosyal hayatta baş döndürücü bir hızla gelişen değişimlere paralel olarak İslam araştırmaları da temel ilkeleri ve kurallarından kopmadan genişletilerek geliştirilmeli, dini kurumlar, araştırma merkezleri ve eğitim kurumları, muasır beşeri bilimlerle İslam kültür mirasını irtibatlandırarak bu kadim kültür mirasını çağdaş bir dille asrın idrakine sunmalıdır. Objektif kriterlere göre istikamet üzere geliştirilen beşeri bilimler ile İslami ilimler arasındaki uyum ve tevafuk pekiştirilmelidir. Zira her iki bilgi türü de aynı kaynaktan beslenmekte ve aynı gayeye hizmet etmektedir.

2. Yüce Allah’ın insanlığa gönderdiği son vahiy olan Kur’ân-ı Kerîmin tefsir ve kıratına dair çalışmalar bilimsel bir titizlikle devam ettirilmeli, kendisine mahsus bir îcâz üzere nazil Kur’an’ın benzerinin getirilemeyişi, söz dağarcığının zenginliği, muktezâyı hâle göre ifadelerin seçkinliği, evrensel olması yönünden bütün zamana ve mekâna hitap etmesi gibi hususiyetleri tebarüz ettirilmelidir.

3. Allah’ın kelamını açıklayan Sünnet-i Nebevi alanındaki araştırmalar titizlikle sürdürülmeli, Hz. Peygamber’in (sav) söz, uygulama ve onaylarını taşıyan Hadis külliyatının mevsukiyeti bilimsel temellerde pekiştirilmelidir. Zira Kur’an hakkında ileri sürülen şüphe, itiraz ve tenkitlerin giderilmesi zarureti bulunduğu gibi Sünnet konusunda da zuhur eden merak, şüphe ve tenkitlerin izalesi zarureti vardır.

4. Özellikle sanal alemde ve sosyal medyada bilimsel araştırma platformları merkezleri açarak dinin iki temel kaynağı olan Kur’an ve Sünnet, etrafında uyandırılan kuşku ve şüphelere karşı savunulmalı, Müslüman zihinler fikri kirliliğe ve ideolojik şüphelere karşı korunmalıdır.

5. Medeniyet imkanların geliştirilmesi maksadıyla insanlığın zihinsel, bilişsel ve mesleki birikimleri ve potansiyellerinden insanlığın yararına istifade edilmelidir.

6. Günümüz küresel ekonomide e-ticaret aracılığıyla mobil alışverişin kullanımı gittikçe önem kazanmakta, toplumun kahir ekseriyeti, mal ve hizmet satın alımını dijital kaynaklardan yapmaktadır. Bu çerçevede İslam Hukukçuları tarafından bilimsel araştırmalar yapılarak çağımızın yaygınlaşan e-ticaret konusunda ihtiyaçlara cevap verecek çalışmaları yapması, Müslümanların helal-haram ölçüsüne riayet ederek gönül rahatlığıyla e-ticaret yapmalarının önünü açacak çözümler bulunmalıdır.

7. Sahabe ve tâbiînin hayatında bir zühd hareketi olarak başlamış İslâm tasavvufu, zamanla derin bir felsefi akıma ve İslâm’ın boyasıyla boyanmış yeni bir tür marifete dönüşmüştür. Gelecek nesillerin geçmiş kültür mirasından kopuşunu engellemek ve geleceğe daha zengin bir miras bırakmak amacıyla tasavvuf ve ahlak araştırmalarının geliştirilmesi İslam ümmetinin ortak manevi vicdanının vurgulanması, ilmi müktesebatımızın yanında irfan geleneğimizin de yeterli düzeyde tanıtılması büyük önem arz etmektedir.

8. Başta ateizm, deizm, agnostisizm, nihilizm olmak üzere özellikleri gençler nezdinde ilgi uyandıran bazı inkârcı akımlar hakkında yeterince araştırma ve açıklama yapıldığı söylenemez. Bu bağlamda çağdaş inkarcı akımlara dönük de yeterli bilimsel çalışmalar yapılarak genç jenerasyonun zihninde uyanabilecek şüphe ve meraklar anladıkları bir dille izale edilmeye çalışılmalıdır.

9. Allah inancı, peygamberlik, vahiy, mucize, Kur’an kıssaları, hadis ilminin aktüalite ile ilişkisi, yine tarihsellik, sembolik dil, Kur’an vahyinin ve hitabının evrenselliği gibi konuların da makasıd ilmi açısından yeniden değerlendirilerek modern insanın bu konulara ilişkin zihninde oluşan istifhamlara cevap verilmeli, çağımız sosyal, düşünsel, dinî ve fıkhî sorunları konusunda ufuk açıcı fikirler geliştirilmeli, çözüm yolları önerilmelidir.

10. İslam dünyasında sahabe, peygamber eşleri ve ehl-i beyt kavramları çerçevesinde oluşmuş mezhebî ve siyasî ihtilafların yeniden gözden geçirilip ümmetin birlik ve beraberliğini esas alan, İslam dünyasının tarihi dinamiklerini ötelemeyen, bize kadar ulaşmış bilimsel ve dinî mirasımızda katkısı bulunan geçmiş nesillerin tecrübesini gelecek nesillere sağlam bir şekilde aktarmayı amaçlayan bir tavır geliştirmelidir. Bu konuda ifrat ve tefrit tavırları karşısında istikamet ve vasat yolu teşvik edilmelidir.

11. Önümüzdeki yıllarda da yeni ve güncel temavlarla bu tür bilimsel etkinlikler e işbirlikleri devam ettirilmelidir.

Düzenleme Kurulu